Karain Mağarası: Antalya'nın Tarih Öncesi Hazinesi
Görsel: Klaus-Peter Simon / Wikimedia Commons, CC BY 3.0
Antalya'nın 30 km kuzeybatısında yer alan Karain Mağarası, insanlık tarihinin en eski izlerini taşıyan dev bir doğal anıttır.
Antalya denince akla ilk gelenler güneş, deniz ve kum olsa da kentin iç kesimleri, tarih öncesine uzanan bambaşka bir dünyayı barındırır. Toros Dağları'nın kalkerli yamaçlarında gizlenen Karain Mağarası, hem doğal güzelliği hem de arkeolojik zenginliğiyle bu dünyanın en etkileyici kapılarından biridir. Kent merkezine yaklaşık 30 kilometre mesafedeki bu dev mağara, ziyaretçilerini yüz binlerce yıl öncesine uzanan bir yolculuğa davet ediyor.
Karain Mağarası Nerede ve Nasıl Gidilir?
Karain Mağarası, Antalya'nın kuzeybatısında, eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 kilometre uzaklıkta bulunan Yağca Mahallesi sınırları içinde yer alır. Antalya-Burdur karayolunun 13. kilometresindeki Karain işaret levhasından sola dönerek mağaraya ulaşabilirsiniz. Antalya'ya uzaklığı 27 kilometredir. Mağaranın önündeki traverten ovasından yaklaşık 150 metre, deniz seviyesinden ise 430-450 metre yükseklikte konumlanan bu doğal oluşum, Türkiye'nin en büyük mağaraları arasında gösterilir.
Mağaranın girişine ulaşmak için ziyaretçi karşılama noktasından itibaren 470 basamaklı bir merdiveni tırmanmanız gerekiyor. Bu küçük efor, hem doğanın hem de tarihin derinliklerinde unutulmaz bir deneyim yaşamanızı sağlayacak.
Tarih Öncesinden Günümüze Uzanan İzler
Karain Mağarası, insanlık tarihinin başlangıcındaki süreçte Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi protohistorik çağlarda ve Klasik Çağ'da sürekli olarak iskân edilmiştir. Bu uzun yerleşim geçmişi, mağarada yaklaşık 11 metreyi bulan kalın bir kültür dolgusu oluşturmuştur. Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskânı Paleolitik Çağ ile ilgilidir. Yapılan kazılar, bölgenin günümüzden 200-150 bin yıl kadar önce de yerleşim merkezi olarak kullanıldığını ortaya koymuştur. Bu özelliğiyle Karain, Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarası unvanını taşır.
Mağara, Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından önemli bir paleolitik merkezdir. Yeryüzündeki pek çok paleolitik mağara yalnızca tek bir dönemi temsil ederken, Karain alt, orta ve üst olarak kesintisiz bir katmanlaşma gösterir. Bu katmanlardan elde edilen veriler, özellikle Avrupa ve Yakın Doğu arasındaki bağlantılar ve göç yolları hakkında fikir vermesi açısından büyük önem taşır. Mağarada ele geçirilen Anadolu'nun bilinen en eski insan kalıntılarının yanı sıra taşınabilir sanat ürünleri de Anadolu sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilir.
Arkeolojik Kazılar ve Buluntular
Karain Mağarası'ndaki kazılar 1946 yılında Kılıç Kökten tarafından başlatılmış ve günümüzde hâlâ devam etmektedir. Mağaranın, ince dehlizlerle birbirine bağlanan üç kayanın birleşimi sonucunda oluştuğu düşünülmektedir. Çam (Katran) Dağı'nın kalkerli dik yamaçlarında bulunan Çadır Tepesi içinde doğal karstik olaylarla oyularak meydana gelmiştir. Mağara, Kretase yaşında iki zamana ait kalkerler içinde yer alır.
Kazılarda elde edilen buluntular arasında kemik aletler dikkat çeker. Karain Mağarası E gözü kazılarında ele geçen bir kemik alet, hippopotam ya da fil gibi iri bir hayvana ait bacak kemiğinden üretilmiştir. 2011 yılı kazılarında bulunan bu alet, 400.000 yıldan daha eski bir jeolojik üniteden çıkarılmış ve Alt Paleolitik Dönem içinde 500.000 ile 600.000 yılları arasına tarihlendirilmiştir. "Dişlemeli Alet" olarak tanımlanan bu buluntu, Alt Paleolitik'e ait bilinen ilk ve en eski alet olarak nitelendirilir. Aletin uzunluğu 14,2 cm, genişliği 7 cm, kalınlığı 2,2 cm ve ağırlığı 209,34 gramdır.
B Gözü kazılarında ise 2013 sezonu sonuna kadar toplam 395 adet kemik alet ele geçirilmiştir. Bu aletler tipolojik incelemeler sonucunda ağaç kabuğu soyucu, bızlar, iğneler, işlenmiş kemik ve boynuzlar, kaşıklar, spatulalar ve uçlar olmak üzere 7 grup altında toplanmıştır. Çoğunluğu bızlar oluştururken, bunları işlenmiş kemik ve boynuzlar takip etmektedir. Aletlerin yapımında koyun, keçi, geyik, sığır, domuz gibi çift toynaklı hayvanların yanı sıra kemirgenler ve kuşlara ait kemikler de kullanılmıştır.
Klasik Dönem ve Kutsal Kullanım
Karain Mağarası'nın Klasik Dönem'deki kullanımı daha çok adak mağarası, yani tapınak niteliğindedir. Mağaranın alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabeler ve nişler bulunmaktadır. Bu da mağaranın yalnızca bir barınak olarak değil, aynı zamanda kutsal bir mekân olarak da kullanıldığını gösterir. Mağarada yarasaların yaşadığına dair izler de tespit edilmiştir.
Ziyaret Bilgileri ve Müzeler
Karain Mağarası turizme açıktır ve giriş ücretlidir. Mağarada yapılan kazılarda elde edilen arkeolojik buluntular, Antalya Müzesi'nde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesi'nde sergilenmektedir. 1997 yılında 1. derecede arkeolojik doğal sit alanı ilan edilen mağara, çevresindeki diğer mağaralarla birlikte doğal ve kültürel özellikleri nedeniyle karma sit olarak Dünya Mirası listesine önerilmektedir.
Karain Mağarası, hem doğa tutkunları hem de tarih meraklıları için Antalya'da mutlaka görülmesi gereken bir durak. Yüz binlerce yıllık geçmişiyle insanlık tarihinin derinliklerine ışık tutan bu eşsiz mağara, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.
Kaynak: antalya.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Klaus-Peter Simon, Wikimedia Commons, CC BY 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı