Köprüçay Akarsu Turizmi: Kanyonlar Arasında Unutulmaz Bir Macera
Görsel: Volker Höhfeld / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Toroslar'dan doğan Köprüçay, kanyonları ve tarihi kalıntılarıyla akarsu tutkunlarına eşsiz bir deneyim sunuyor. Rafting ve kano için ideal parkurları keşfedin.
Antalya denilince akla ilk gelenler güneş, deniz ve kum olsa da, ilin iç kesimleri doğa sporları açısından bambaşka bir zenginlik barındırıyor. Toros Dağları'ndan doğarak Akdeniz'e ulaşan Köprüçay, akarsu turizminin en gözde noktalarından biri. Dik kanyon duvarları, yeraltı sularıyla beslenen berrak akıntısı ve çevresindeki tarihi dokusuyla bu nehir, hem amatör hem de profesyonel sporcular için unutulmaz bir rota sunuyor.
Köprüçay'ın Büyüleyici Rotası
Köprüçay, Serik ilçesinin güneyinden denize dökülüyor. İki yakasında yükselen ve çıkılması neredeyse imkânsız görünen kanyonlar, nehri doğal bir rekreasyon alanına dönüştürüyor. Nehrin batısındaki dağlık arazide yer alan antik Selge (Zerk) kenti, nehir kenarındaki kaleler, su kemerleri, Roma dönemine ait köprüler ve tarihi yollar, bu coğrafyanın önemini daha da artırıyor. Yani Köprüçay'da geçireceğiniz bir gün, sadece su sporlarıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda binlerce yıllık tarihe de tanıklık ediyorsunuz.
Nehre ulaşım oldukça kolay. Antalya'dan Serik'e, oradan da Taşağıl ve Beşkonak üzerinden gidebilirsiniz. Manavgat yönünden geliyorsanız yine Taşağıl üzerinden Beşkonak'a ulaşmanız mümkün. Beşkonak köyüne kadar olan yol asfalt ve zaman zaman Köprüçay'ın kıyısını takip ediyor, bu da yolculuğu başlı başına keyifli bir hale getiriyor.
Kano ve Rafting Parkurları
Köprüçay'da kano ve rafting deneyimi, Oluk Köprü'nün yaklaşık 100 metre altından başlıyor. Suyun durgun olduğu ve nehrin kıvrım yaptığı bu noktada, özellikle amatörler akıntıya karşı kürek çekerek Oluk Köprü'ye ulaşmaya çalışıyor. Bu, kürek çekme tekniğini geliştirmek için ideal bir egzersiz. Amatörler genellikle Oluk Köprü'den başlarken, profesyoneller başlangıç noktası yakınındaki çağlayandan ya da Oluk Köprü'den kanyona girip daha ileriden dönerek parkura başlayabiliyor.
Başlangıç noktasının hemen altındaki çağlayandan sonra devam eden parkur, 2-3 zorluk derecesinde. Parkur boyunca sık sık karşınıza çıkan çağlayanlar, hem görsel bir şölen sunuyor hem de maceraya heyecan katıyor. Yaklaşık 10 kilometrelik bu yolculuğun sonunda Beşkonak'ın ilerisindeki beton köprüye ulaşıyorsunuz. Amatör sporcuların parkuru burada sonlandırması öneriliyor. Profesyoneller ise beton köprüden sonraki ilk kanyona girebilir. Ancak ikinci kanyona kesinlikle girmemek gerekiyor; çünkü bu bölümde akarsu, bazı yerlerde kayaların altında kaybolup biraz ileride yeniden yüzeye çıkıyor. Yaklaşık 3 kilometre süren birinci kanyonun bitiminde, sol taraftan yürüyerek asfalt yola ulaşmak mümkün.
Manavgat Çayı'nda Profesyonel Rafting
Köprüçay'ın yanı sıra, Batı Toroslar'ın doğu yamaçlarından doğan 90 kilometre uzunluğundaki Manavgat Çayı da akarsu tutkunları için önemli bir durak. Ovaya girmeden önce sert konglomera tabakalarının üzerinden geçerek Manavgat Şelalesi'ni oluşturan çay, bahar aylarında berraklaşan suyu ve kanyonlardan gelen yeraltı sularıyla besleniyor. Ancak çayın hızı Oymapınar Barajı ile kesiliyor.
Manavgat Çayı'nda rafting yapmak için Manavgat-Alanya karayolundan önce 10 kilometre doğuya, ardından kuzeye Akseki istikametine dönmeniz gerekiyor. Akseki'ye 4 kilometre kala İbradı yönüne saparak 11. kilometrede Şahap Köprüsü'ne ulaşıyorsunuz. Burası raftingin başlangıç noktası. Suyun debisinin uygun olduğu aylarda İbradı yakınlarındaki bu köprüden çıkış yapılabiliyor. Zorluk derecesi yüksek olan Manavgat Çayı, amatör gruplar için tehlikeli olabilir. Bu nedenle rafting, mutlaka profesyonel sporcularla birlikte ve yöreden bir kılavuz eşliğinde yapılmalı.
Şahap Köprüsü ile Sevinç köyü arasındaki 19 kilometrelik parkur, yer yer iki tarafı dik ve aşılması güç kanyonlardan geçiyor. Şahap Köprüsü ile Altınbeşik Mağarası arasındaki ilk kanyonda, başlangıçtan 500 metre ileride "Yedipınar" adı verilen yeraltı suları akış hızını artırarak parkura heyecan katıyor. İkinci kanyona girmek istemeyen sporcular, Altınbeşik Mağarası civarında kıyıya çıkabiliyor. Buradan patika yolları takip ederek batıda Orunlu, doğuda Menteşbey köylerine ulaşmak mümkün.
Üç Kanyon, Üç Ayrı Macera
Altınbeşik Mağarası'ndan sonra başlayan ikinci kanyon, geçit vermeyen dik yarlarıyla Sinanhoca köyüne kadar uzanıyor. Kanyonun bitiminde çay yatağı genişliyor ve isteyen sporcular bu köyde mola verip parkuru sonlandırabiliyor. Ancak Sinanhoca köyüne gelmeden önce, ikinci kanyonun sonuna doğru yer alan çağlayanlardan biri oldukça tehlikeli. Su, büyük bir kayanın altından, sağından ve solundan geçerek yoluna devam ediyor. Bu bölgede kesinlikle kıyıdan geçmek gerekiyor.
Sinanhoca köyünden sonra üçüncü kanyona ulaşılıyor. Birkaç çağlayan geçtikten sonra Sevinç köyü civarında kanyondan çıkılıyor ve Manavgat Çayı üzerindeki parkur tamamlanmış oluyor. Bu üç kanyonlu parkurda 3-4-5 zorluk derecesindeki çağlayanlar ve bazen de şelalelerle karşılaşıyorsunuz. Çağlayanların uğultusunu duyduğunuzda kesinlikle kıyıya yanaşıp uygun geçiş noktasını belirlemeniz gerekiyor. Geçilemeyecek durumlarda kano karadan taşınarak ya da sporcu kıyıya çıktıktan sonra nehirdeki kanoya bağlanan bir ip yardımıyla yönlendirilerek tehlikeli kısım aşılıyor.
Bu zorlu geçişler arasında Manavgat Çayı'nın akış hızı yavaşladığı için sporcular çevreyi izleme fırsatı buluyor. Kanyonlar içinde ilerlerken, öğle saatlerinde bile zaman zaman güneş göremeyebilirsiniz. Dinlenmek için verilen molalarda, el değmemiş doğanın güzelliğini ve kanyonlardaki kaynak sularının köpürerek çaya karışmasını izlemek, bu maceranın en keyifli anlarından biri.
Diğer Akarsu Seçenekleri
Köprüçay ve Manavgat Çayı'nın yanı sıra, Alanya'nın 6 kilometre doğusundaki Dim Çayı da rafting için elverişli. Toros Dağları'nın eteklerinden çıkarak 60 kilometre uzaklıktaki Akdeniz'e dökülen çayda, rafting Değirmenönü mevkiinden yaklaşık 2,5 kilometre ilerideki Akköprü'den başlıyor ve 5,5 kilometre aşağıda tamamlanıyor. Zorluk derecesi 1-2 arasında olan bu parkur, daha sakin bir deneyim arayanlar için ideal. Nehir üzerindeki seyahat acentelerinden hizmet satın alarak bu sporu yapmak mümkün.
Bir diğer seçenek ise Antalya'ya bağlı Köprülü beldesindeki dağların eteklerinden doğan ve Manavgat'ın Boztepe köyü yakınlarında denize dökülen Alara Çayı. 70 kilometre uzunluğundaki çayda bahar ayları rafting için en uygun dönem. Tur, Güzelbağ'ın doğusunda başlıyor ve yaklaşık 20 kilometrelik bir yolculuğun ardından tarihi İpek Yolu'nun önemli mekânlarından Alara beldesi ve Alarahan bölgesinde sona eriyor. Parkurun zorluk seviyesi 2. ve 3. derece akarsu sınıfına giriyor.
Köprüçay ve çevresindeki akarsular, doğa sporları tutkunları için adeta bir cennet. İster amatör ister profesyonel olun, bu nehirlerde kendinize uygun bir parkur bulabilir, kanyonların büyüleyici manzarası eşliğinde unutulmaz bir macera yaşayabilirsiniz. Antalya'nın bu gizli kalmış yüzü, suyun ve doğanın gücünü hissetmek isteyen herkesi bekliyor.
Kaynak: antalya.ktb.gov.tr
Görsel: Volker Höhfeld, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
THA - TürkAta Haber Ajansı