İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.071.254 ▲ %0,15
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Antalya Rehber

Selge Antik Kenti: Torosların Zirvesindeki Pisidya Şehri

Görsel: Epiphanesnikophoros / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Toroslar'ın güney yamaçlarında, denizden 1250 metre yükseklikte kurulan Selge; surları, tapınakları ve agorasıyla Pisidya'nın en etkileyici dağ kentlerinden biri.

Antalya'nın gözlerden uzak köşelerinden biri olan Selge Antik Kenti, Pisidya Bölgesi'nin dağ kentleri arasında özel bir yere sahiptir. Deniz seviyesinden 1250 metre yükseklikte, Toroslar'ın güney yamaçlarına kurulmuş bu antik yerleşim, hem doğal güzelliği hem de tarihi dokusuyla ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa çıkarır. Antalya-Alanya kara yolu üzerinden Aspendos yol ayrımına geldiğinizde, buradan dönen yol sizi önce Beşkonak'a, ardından antik bir Roma köprüsünün birleştirdiği kanyon vadiye ulaştırır. Altınkaya köyünden geçerek kente ulaşan bu güzergâh, yolculuğun kendisini bile başlı başına bir keşfe dönüştürür.

Kuleli Surlar ve Şehrin Girişi

Selge'nin en dikkat çekici yapılarından biri, güneydeki tepe üzerinde yükselen kuleli sur duvarlarıdır. Bu surlar, şehri dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korumak amacıyla inşa edilmiş ve günümüzde hâlâ kısmen ayakta kalmayı başarmıştır. Şehrin ana giriş kapısı da bu bölümde yer alır; bu kapıdan içeri adım attığınızda, kendinizi bir anda antik dünyanın ortasında bulursunuz. Surların kuzeyinde, tepe üzerinde iki önemli tapınak kalıntısı dikkat çeker: bunlardan biri Zeus'a, diğeri Artemis'e adanmıştır. Bu kutsal yapılar, Selge'nin dini yaşamına ışık tutarken, kentin ne denli köklü bir inanç geleneğine sahip olduğunu da gözler önüne serer.

Agora, Çeşme ve Diğer Kalıntılar

Selge'nin kalbinde yer alan pazar yeri, yani agora, antik kentin sosyal ve ticari hayatının merkeziydi. Burada, anıtsal bir çeşme binası bulunur; bu yapı, kentin su ihtiyacını karşılamanın ötesinde, mimari açıdan da önemli bir eser olarak öne çıkar. Agoranın çevresinde ise mezar alanı, yani nekropol, geniş bir alana yayılır. Bizans dönemine tarihlenen bir kilise de Selge'deki diğer önemli kalıntılar arasındadır. Bu kilise, kentin Hristiyanlık dönemindeki varlığını kanıtlar niteliktedir ve ziyaretçilere farklı bir dönemin izlerini sunar.

Lidya'dan Pers Egemenliğine

Selge'nin tarihi, oldukça eski dönemlere uzanır. MÖ 547'deki Pers istilasından önce, kent Lidya Krallığı'na bağlıydı. Bu dönemde Selge, Lidya'nın egemenliği altında varlığını sürdürdü. Ardından, MÖ 334'te Büyük İskender'in gelişine kadar Pers egemenliği altında kaldı. Persler döneminde Selge, bölgenin önemli bir yerleşimi olarak dikkat çekti. Ancak asıl parlak dönemi, Büyük İskender'in Anadolu'ya gelişiyle başladı. Selge, Büyük İskender'e zorluk çıkarmadı; bu tutumunun ödülünü ise Helenistik Dönem'de bağımsızlık kazanarak aldı. Bu bağımsızlık, kentin kendi yönetimini kurmasına ve gelişmesine olanak tanıdı.

Roma Dönemi ve Nüfus Artışı

Selge, en parlak dönemini Roma Dönemi'nde yaşadı. Bu süreçte kent, önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldi. Antik coğrafyacı Strabon, Selge'nin nüfusunun 20 bin kişiye ulaştığını aktarır. Bu rakam, kentin ne denli büyük ve kalabalık bir yerleşim olduğunu gösterir. Roma Dönemi'ndeki bu refah, kentteki anıtsal yapıların inşasında da kendini gösterdi; surlar, tapınaklar ve agora bu dönemde ihtişamının zirvesine ulaştı. Selge'nin bu gelişimi, halkın Hristiyanlaştığı Bizans Dönemi'ne kadar kesintisiz sürdü.

Bizans Dönemi ve Sonrası

Bizans Dönemi'nde Selge, Hristiyanlığın etkisiyle yeni bir kimlik kazandı. Bu dönemde kentte kiliseler inşa edildi ve antik tapınakların yerini Hristiyan ibadethaneleri aldı. Ancak zamanla, Selge'nin önemi azaldı ve kent terk edilmeye başlandı. Günümüzde ise Selge, Toroslar'ın zirvesindeki bu sessiz şehir, tarih meraklıları ve doğa severler için eşsiz bir durak olmaya devam ediyor. Antalya'ya gelenlerin pek bilmediği bu antik kent, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibidir.

Selge'yi ziyaret ettiğinizde, yalnızca bir antik kenti değil, aynı zamanda Toroslar'ın eşsiz manzarasını da deneyimlemiş olursunuz. Kuleli surların gölgesinde, Zeus ve Artemis tapınaklarının kalıntıları arasında dolaşırken, tarihin derinliklerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkarsınız. Bu eşsiz kent, Antalya'nın zengin tarihini daha yakından tanımak isteyen herkes için kaçırılmaması gereken bir fırsat sunar.

Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Epiphanesnikophoros, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…