İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.072.525 ▼ %0,37

Gündem

Medyascope okurları yazıyor | Benim kahramanlarım: Aile Dayanışması kadınları

Eda Saraç, "Benim kahramanlarım: Aile Dayanışması kadınları" başlıklı yazısında tutuklu yakınlarının adalet mücadelesini anlattı. Medyascope okurları yazıyor | Benim kahramanlarım: Aile Dayanışması kadınları Medyascope

Okurlarımızı, takipçilerimizi, izleyicilerimizi ve tüm destekçilerimizi görüşlerini Medyascope'ta dile getirmeye davet ediyoruz. Yazınız editoryal ilkelerimize uyar ve Yayın Kurulumuz tarafından da uygun görülürse, web sitemizde imzanızla yayınlanacaktır. Konuşan, tartışan, farklı fikirlerin dile getirildiği bir Türkiye istiyoruz. Eda Saraç "Benim kahramanlarım: Aile Dayanışması kadınları" başlıklı yazıyı kaleme aldı.

Aile Dayanışması buluşmasına ilk olarak ne zaman katıldığımı hatırlamıyorum. Sanırım geçen yazdı. Saraçhane parkında çok önceden gelip beklemeye başlamıştım. İnsanlar gelmeye başladığında daha çok kadınların geldiğini görmeye başladım. Bazılarını elbette Kadıköy'den tanıyordum, bazılarını da Tuzla'dan. Hepsi hukuksuzca tutuklanan akrabalarının yaşam haklarını ve özgürlüğü savunuyordu. Suçu sadece seçim kazanmış olmak yakınlarının. İçlerinde İBB'nin tutuklu ve üç defa seçilmiş başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, Esenyurt'un seçilmiş başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer'in avukat kızı Seraf Özer, gazeteci Merdan Yanardağ'ın eşi Sevim Yanardağ, avukat Tuba Torun Erdoğdu, tutuklu şehir planlamacısı Evren Buçan'ın eşi Esma Buçan ve de İstanbul Planlama Ajansı müdürü Buğra Gökçe'nin eşi Filiz Kahveci Gökçe ve elbette annem Belma Saraç…

Bu kadınların tamamı farklı günlerde Saraçhane toplanma alanına geldiler. O kadar çok tutuklu insan var ki, yakınlarının da mağdur olduğunu unutuyoruz. Aslında yakınları da bu siyasi mahkûmlarla beraber esir edilmiş oluyorlar. Genelde bu buluşmalarda önce güncel olarak tutuklu yakınları konuşmaya başlıyor, ardından İBB Başkanı tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu konuşuyor. Adalet ve özgürlük taleplerini yılmadan tekrarlıyorlar. Her şeyden önce, bu tutukluların insan olduğunu, rakamlardan ibaret olmadığını hatırlamamız gerekiyor. Her birinin insan hikâyesi var. Zindanlarda geçirdikleri süre boyunca evlatlarından, sevdiklerinden ayrı geçiriyorlar. Özgürlüklerinden siyasi nedenlerle mahrum bırakılanların sesini bu kahraman kadınlar dile getiriyor. Örneğin, infaz süresi çoktan dolmuş ve de serbest bırakılması gereken Buğra Gökçe'nin zarif eşi Filiz Kahveci Gökçe kendi evinin de bu süreçte nasıl baskına uğradığından bahsediyor. Uğradıkları bu zulme karşı bile o kadar naif davranıyor ki Filiz Hanım.

Yine infaz süresi çoktan dolmuş eski milletvekili Aykut Erdoğdu'nun avukat olan eşi Tuba Torun Erdoğdu. O da hem bir hukukçu olarak hem de tutuklu yakını olarak gerçekleri haykırıyor ve beri yandan da her daim güler yüzüyle, pırıl pırıl haliyle tutuklu yakınlarına moral oluyor kendi derdini unutup. Belirli aralıklarla da hukuki olarak Instagram hesabından insanları bilgilendiriyor. Kendisini takip etmenizi öneririm. Tuba bana da hem ilham oluyor, hem de moral veriyor. Bu arada Aykut Erdoğdu'nun üzerine atılan suçlamadan, masumiyeti kanıtlansa da, cezaevinde yatması gereken sürenin infazını çoktan doldurduğunu da eklemek isterim. Şu an içeride boşu boşuna yatıyor.

Bir diğer kahramanım avukat Seraf Özer. Esenyurt Belediyesi'nin seçilmiş başkanı Ahmet Özer'in yine bir şafak vakti tutuklanmasıyla başladı bu siyasi operasyonlar silsilesi. Kendisi de bu süreçte hem babasının avukatı hem de yakını olarak her daim görünür oldu. Hem Ahmet Özer'in hem de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun uğradığı korkunç haksızlıkları ve hukuksuzlukları kamuoyuna hep anlattı, hem de deyim yerindeyse babasını Silivri zindanından tırnaklarıyla sökerek çıkarttı. Her tutuklu yakını, avukat olamasa dahi, kendisi kadar istikrarlı ve de yılmaz olmalı gibi düşünüyorum.

Tutuklu yakınlarından bir diğeri de mühendis Esma Buçan. Kendisi, Şile Belediyesi'nde şehir planlamacısı olan ve yalnızca üç ay çalışmasına rağmen 1.5 yıldır tutuklu olan Evren Buçan'ın eşi. Hem iki kızına anne- babalık ediyor, hem de tutuklu eşinin adalet mücadelesini veriyor. Kamuoyu Şile Belediyesi'ndeki tutuklamalardan kendisi sayesinde haberdar oldu aslında. Kendisi açıklamalarıyla eşinin uğradığı haksız tutuklamayı gündem etti.

Bir diğer ilham kaynağı kadınım da Sinem Keleş. Kendisi tutuklu şehir planlamacısı ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'ün avukatı ve de eşi. Olanca zarifliğiyle ve dinginliğiyle uğradıkları büyük haksızlığı anlatıyor ve de siyasi tutukluların sesi oluyor. Kendisi aynı zamanda Hatay Milletvekili olan ve hakkında Anayasa Mahkemesi'nin tahliye edilmesi yönünde kararı olan Can Atalay'ın hak mücadelesinin belgeselinin yapım ve yayınlanma aşamasında da emek verdi.

Ve tabii ki canım annem Belma Saraç. Kendisinin aile dayanışmada yaptığı konuşma ulusal medyada da gündem oldu. Ben de tüylerim diken diken olarak dinledim uğradığım zalimliği anlattığı konuşmayı. Darp edilmemi hazmetmek de, yaşadığım süreç de kendisi için çok zor oldu. Bu nedenden dolayı kendisinden özür diliyorum ama o yüce gönlüyle özür dilenecek bir şey yok diyecektir.

Bu kahraman kadınların tamamının hikâyesini, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'ın eşi Sevim Kahraman kitaplaştırdı. Kitabın adı: ADA'nın (Aile Dayanışması'nın) Kırık Terazisi. Kitap, Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıktı. Bu kitapta, tutuklu bulunan siyasi esirlerin (Evet bu insanlar katrilyonlarca parayı buhar eden fonzilerin tutuklanmadığı, ifadeye bile çağrılmadığı yerde siyasi esirdir) her birinin rakamdan ibaret olmadığı, bizatihi etten kemikten insan oldukları anlatılıyor. Bu süreçte kadınların çocuklarına hem nasıl anne, hem de baba oldukları, nasıl çileler yaşadıkları açık bir şekilde gözler önüne seriliyor. Süresi belirsiz bir esarette yakınlarını bekleyen bu kadınların mücadelesi açıkçası bana yaşama ve mücadeleye devam azmi veriyor. Şimdi bu mücadelenin anlatıldığı kitabı herkesin okumasını diliyorum.

Cuma Saraçhane'ye gelin!

Aile Dayanışması, perşembeleri Silivri'de, cuma günleri de Saraçhane Parkı'nda 11.00'de buluşuyor. Buluşmalarının güncel durumu da Instagram hesaplarından paylaşılıyor.

Ülkenin özgür, refah, demokratik, şafak operasyonlarıyla seçilmiş belediye başkanlarının, bürokratlarının tutuklanmadığı günlerinin bu onurlu ve yılmaz kadınların omuzlarında yükseldiğine inancım tam. Aile Dayanışması'nın buluşmalarına gelen erkekler gönül koymasın ancak, canım kadınlar hepinizi çok seviyorum. Hepinize de çağrımdır: Cuma günü Saraçhane'de gerçekleşen aile dayanışmasına ne olur gelin ve bu insanların nasıl bir çile çektiğini görün!

Kaynak: Medyascope

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…