İçeriğe geç
  • Dolar 49,5227 ▲ %0,08
  • Euro 55,6758 ▼ %0,08
  • Sterlin 65,8501 ▼ %0,08
  • Gram Altın 6.640,34 ▲ %0,08
  • Çeyrek Altın 10.763,18 • %0,00
  • Gümüş 91,45 ▲ %0,08
  • Bitcoin 4.072.767 ▲ %0,91
  • BIST 100 12.070,17 ▼ %0,40

Antalya Sağlık

Antalya’daki botoks vakalarında artış devam ediyor

Antalya’da son 3 ayda botoks uygulamaları sonrası rahatsızlanan 16 kişinin AÜ Hastanesi’nde tedavi altına alınması sonrası, benzer şikayetlerle yeni başvurular da sürüyor.

Milliyet'in haberine göre, Antalya’da son 3 ayda botoks sonrası rahatsızlanan kişilerin AÜ Hastanesi’nde tedavi altına alınmasının ardından, benzer belirtilerle yeni başvurular da gerçekleşti. Göz kapağı düşüklüğü, yutma güçlüğü, ses kısıklığı ve nefes darlığı şikayetleri bulunan B.J., botoks işlemini daha önce tanıştığı bir doktorun evinde yaptırdığını savundu.

İşlemin üzerinden 3 gün geçmesi nedeniyle farklı hastanelere başvuran B.J., haberlerde kendisiyle benzer belirtileri yaşayan diğer hastaları gördüğünü söyleyerek AÜ Hastanesi’ne geldiğini ve tedaviye alındığını belirtti.

'İŞLEMDEN 3 GÜN SONRA ŞİKAYETLERİM BAŞLADI' başlığıyla yayımlanan söz konusu ifadeler, B.J.’nin örnek olayını özetliyor. B.J., daha önce çalıştığı klinik grubunda tanıştığı bir doktorun evinde işlemi yaptırdığını, İstanbul’dan gelen bir doktorla çalıştığını ve yaklaşık iki ay önce Antalya’da göreve başladığını kaydetti. Öncelikle saç mezoterapisi yaptırdığını ifade eden B.J., doktorun evde de uygulama yapılabileceğini söylediğini, hem saç mezoterapisi hem de botoks işlemlerini bu şekilde gördüğünü belirtti. Uygulama sonrası üç gün geçtikten sonra göz kapağında düşme, ses kısıklığı ve yutma güçlüğünün başladığını aktardı.

B.J., haberlerde kendisiyle aynı sorunları yaşayan kadınları gördükten sonra acil servise başvurduğunu ve tedaviye alındığını söyledi. Doktoruna sorduğunda, yeni bir ürün firmasıyla anlaştıklarını öğrendiğini dile getirdi. Uygulanan ürünlerin sahte olabileceğini düşündüğünü belirterek Sağlık Bakanlığı’nın bu ürünleri araştırmasını talep etti.

AÜ Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Babür Dora, botulinum toksinin kozmetik amaçlı kullanımların yaygın olduğunu belirterek bu zehirlenmelerin çoğunlukla uygulamayı yapan kişiyle ve toksinin markasıyla ilgili yaşandığını söyledi. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan iki botulinum toksini bulunduğunu kaydeden Dora, merdiven altı uygulamalarda bulunan toksinlerin çoğunun sahte olabileceğini belirtti.

Dora, botulinum toksinin dünyanın en güçlü zehri olduğunu vurgulayarak hekimlerin uygun eğitimle bu uygulamaları yapması gerektiğini ifade etti. Güzellik merkezlerinde de botulinum toksini uygulamalarına dikkat çekti ve bu tür zehirlenme vakalarının önlenmesi için yasal düzenlemelerin gerekliliğini dile getirdi.

AÜ Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, vakaların artmaya devam ettiğini belirterek acil servislere yeni vakaların geldiğini, nötrolojide yutma ve konuşma güçlüğü olan hastaların yatırıldığını söyledi. Bu durumu basit bir kozmetik ürün veya krem olmaktan çıkaran, cilt altına verilen ve sinir-kas kavşağını olumsuz etkileyen bir nörotoksin olarak nitelendirdi ve bu durumun halk sağlığı sorunu haline geldiğini ifade etti.

Acil Servislerde müdahale eden uzmanlar, başvuran hastaların yutma güçlüğü ve nefes darlığıyla geldiğini belirtti. Tek taraflı ya da beklenen sınırlı etkilerin ötesine geçebilecek vakalara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade eden uzmanlar, ilerleyen süreçte risklerin artabileceğine işaret etti.

İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel ise uygulayıcı hekimin gerekli eğitim ve sertifikasyona sahip olması gerektiğini, işlemin doğru endikasyon ve uygun koşullarda yapılmasının temel sorumluluk olduğunu vurguladı. Ayrıca, olası komplikasyonların zamanında tanınması ve uygun şekilde yönetilmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…